Minik bir inceleme: iPad Mini

Netbook olayına en başından beri anlam verememişimdir. -Her çıkan teknolojik ürün gibi- bir adet netbook edinmeyi de çok istemişimdir, kabul ediyorum. Ancak yine de kullanım açısından çok mantıksız cihazlar olduğunu düşünmüşümdür hep.

Ekranları küçüktü –gerçi sonradan 12″ boyutlarına ulaştılar-, donanımları zayıftı ve çok hantal çalışıyorlardı, şarj süreleri çok kısaydı, vb. şeklinde uzayıp giden bir çok olumsuz tarafı vardı. Küçük/hafif, taşıması kolay olarak lanse edilen cihazların adaptörleri –ve bunların ağırlıkları– neredeyse cihaz kadardı. Kolay taşınabilir, her yerde her an kullanılabilir denilen cihazları şarj etmeden 3 saat kullanmak mucizeydi. Sonradan bu süreler de 5-6 saatlere kadar ulaştı, ekranlar büyüdü, performansları arttı. Buna bağlı olarak da fiyatları normal notebook seviyesine ulaşmıştı. Bu sefer de “E bunu alacağıma notebook alayım bari.” düşüncesi ağır basmaya başlamıştı. Nitekim piyasada tabletlerin de yaygınlaşması ve kabul görmesiyle birlikte netbookların da sonu geldi. 2007’nin ortalardaın Asus Eee PC ile başlayan netbook furyası 2012 yılı itibariyle sona erdi. Netbook yerine gelen yeni ürün ise Ultrabook; o ayrı bir konu.

Ne kadar sahip olmak istesem de uygun koşullar oluşmadığından netbook al(a)madım. Muhtemelen bana kalsaydı tablet de alacak değildim. Yüksek lisans tezlerinin teslimine yakın, Emrah’larda çalıştığımız?! bir gecenin sabahında ilginç bir e-posta ile uyandım. Mart 2011’de piyasaya çıkmış olan iPad 2, Bilkom‘da satışa sunulacaktı. Saat 10:00’da sipariş verilecekti. O ara ne oldu, nasıl oldu anlamadım. Emrah’ı uyandırdım ve birbirimizi gaza getirerek iki adet 32 GB / 3G / Siyah modelden satın aldık. Bu kadar.

Çok da ihtiyacım olmayan bir ürün alırken ilginç bir ruh hali içerisinde oluyorum. Tam sipariş verene kadar içimi büyük bir heyecan ve mutluluk kaplarken, tam ödemeyi yaptığım an hafif bir ürperti hissediyorum: N’ptım ben? Ne gereği vardı? Ve sonra ürün elime geçince, kutusunu açarken yeniden mutluluk anı.

Konuyu dağıtmayayım. Çok da ihtiyacım yoktu diyebilirim, nerede/ne için kullanacaktım ki diyebilirim. Zaten boşuna demiyorlar:

İhtiyacımız olduğunu bilmediğimiz cihazlar üretiyor ve sonra onlarsız yaşayamıyoruz.

Hatta öyle bir an geliyor ki artık biz cihazlarımıza değil cihazlarımız bize sahip oluyor; dikkat etmek lazım 🙂

Elektronik Aletlerin Kölesiyiz

İhtiyaç meselesi elbette ki tartışılır ama tablet kullanmaya başladıktan bir süre sonra gerçekten netbookların ne kadar anlamsız cihazlar olduğunu daha iyi anladım.

Netbook-tablet tartışmasını bir kaç arkadaşla yapmışımdır. Her şeyden önce şunu kabullenmek gerekiyor. Hiç bir cihaz herkes için mükemmel değildir. Herkes için doğru cihaz diye bir şey olsaydı şu çeşit çeşit bilgisayar/tablet formları olmazdı. Tek bir ürün olurdu. Öncelikle amaçları iyi belirlemek gerekiyor. Alacağınız cihazı ne için kullanacaksınız? Ve bu amaçlarınızı gerçekleştirecek cihaz, sizin için gerçekten uygun cihaz mı? Bunları belirledikten sonra da en verimli cihazı bulup almak gerekiyor.

Tablet ne işime yaracaktı ki diyordum ya? Nisan sonu almıştım sanırım tableti. O günden sonra evde daha masaüstü/dizüstü bilgisayar kullanımım giderek azaldı. Zira o cihazları açmak/kullanmak yoruyordu beni. Evde yaptığım işlemler gayet basitti: İnternete gir, bir şeyler oku, bir şeyler yaz. Bu kadar. Temel fonksiyonlar. Ve üstelik bunları gayet konforlu bir biçimde yapabiliyordum. O günden sonra da tablet neredeyse hayatımın büyük bir bölümünü kapladı. Çeşitli yazılımlarla birlikte bilgisayara olan ihtiyacım da giderek azaldı.

iPad Mini çıktığı dönemde Gökhan‘ın kuzeni Amerika’dan geliyordu. Fırsat bu fırsat, çıktığı dönemde kendim için 16 GB’lık siyah bir iPad Mini siparişi verdim. 1 aya yakın bir sürenin sonunda elime ulaştı.

Her ne kadar yazıda inceleme demişsem de bu bir inceleme yazısı değildir. Zaten üzerinden geçmiş kaç ay. İnternette onlarca yazılı/görsel inceleme mevcut. Ben daha çok büyük ekran/küçük ekran ve kullanım konusunda bir kaç kelam etmek istemiştim.

Hali hazırda bir iPad kullanıcısıydım ve teknik özelliklerine baktığımızda iPad Mini ile iPad 2’nin donanımları neredeyse birbirinin tamamen aynısıydı. Yani aslında ne gerek vardı ki? Ama işte insan durduramıyor kendini!

Neyim Varsa Al

Genel olarak kabul gören bilgisayarların içerik üretimi için tablet ve cep telefonları başta olmak üzere mobil cihazların içerik tüketimi için kullanıldığı yönündeydi. Ben aktif olarak iPad 2’yi yazmak amacıyla da kullanıyordum. Özellikle klavyeye Türkçe karakterlerin de geldiği güncellemeyle birlikte iPad serisi içerik üretiminde de kullanılacak bir cihaz oldu. Üstelik sadece yazı değil, –mutlaka ki bilgisayardaki gibi geniş değil ama kabul edilebilir seviyede- fotoğraf ve videolar için de çok başarılı düzenleme programları mevcut. iPad Mini ise maalesef abisi kadar üretimde başarılı değil bence. Ekranı küçük, rahat yazma konusunda benim gibi kocaman elleri olanlar sıkıntı yaşıyor ve iPad’teki gibi rahat yazım imkanı vermiyor. Bu da -benim gibi- yazmak amaçlı olarak da tableti kullananların iPad Mini gibi küçük ekranlı tabletlerden uzak durması gerektiği anlamına geliyor.

iPad 2 vs iPad Mini

iPad Mini ile birlikte bir adet de kırmızı Smart Cover aldım. Gereksiz gibi görünse de gerçekten kullanımına göre çok fonksiyonel/faydalı oluyor. Lakin iPad Mini’nin smart coverı iPad’inki gibi değil kesinlikle; değineceğim.

iPad Mini Kutusu

Kutu ve paket içeriği her zamanki gibi sade. İçerisinde ufak bir kullanım kılavuzu, şarj aleti, veri aktarım kablosu çıkıyor, bu kadar. Tek sorun Amerika’dan geldiği için adaptör Türkiye’deki prizlere uygun değil. O da ufak bir aparatla hallolabiliyor.

iPad Mini Kutu İçeriği

iPad Mini’de Apple iPhone 5 ile birlikte tanıttığı yeni bağlantı arabirimi, Lightning‘i kullanıyor. Çıkan kablo da Lightning ucu mevcut. 30-pin konnektöre göre hem daha ufak hem de çift taraflı olarak kullanılabiliyor.

iPad Mini Şarj Aleti

Lightning girişinin sağında ve solunda iki adet hoparlör mevcut ve stereo ses çıkışı verebiliyor.

iPad Mini Lightning Portu

Kasa, iPad Mini ile birlikte değişti. Yine alüminyum fakat iPad’lerin aksine bu sefer sadece ön çerçeve değil aynı zamanda arka taraf da çift renkli satışa sunuldu. Şu iPad alıyor olsam beyaz tercih ederim desem de yine siyahın cazibesine karşı koyamadım. Arka yüzeyinin mat siyah rengi çok hoşuma gitti. iPhone 5’in siyah modelini kullananların genel şikayet çok kolay bir şekilde cihazın çiziliyor olması yönünde idi ve bu yüzden beyaz alınması tavsiye ediliyordu. Belki telefon gibi koşullarda kullanmadığımdandır, bilmiyorum, ama ben çizilme ile ilgili bir probleme rastlamadım şimdilik. Diğer taraftan beyazını da gördüm. O da çok güzel duruyor 🙂

iPad Mini Yan Görünüş

Smart cover, gerçekten çok kullanışlı. Hem yazarken ve/veya bir şeyler izlerken tableti uygun pozisyonlarda kullanabilmek için hem de ekranı koruması anlamında gayet başarılı. Cihazı da çok kalınlaştırmıyor/ağırlaştırmıyor.

iPad Mini Smart Cover

Normal smart coverlarda kullanılandan farklı bir mekanizma mevcut. Yine mıknatıslarla tutturuluyor cihaza. Fakat bu sefer ek metal bir parça yerine yine plastikten bir bölümle direkt olarak cihaza tutturuluyor.

Smart Cover Katlama

Ayrıca, iPad’ler için olanında farklı olarak 4 değil 3 katlanabilir bölüm var. Yatay konumda problem olmasa da özellikle dikey kullanımda normal smart coverlar kadar verimli değil. Özellikle film/dizi seyrederken rahatsızlık veriyor. Eskisine nazaran daha çok geriye yatıyor ve bu da oturur pozisyonda değilseniz görüntünün daha koyu görünmesine neden oluyor.

Smart Cover Kullanımı

Ekran kalitesi iPad 2’den bir parça daha iyi. Çözünürlük aynı (1024×768) olmakla beraber daha küçük boyutlarından dolayı nispeten daha keskin görüntü veriyor. Ama yine de bir retina ekran değil tabiki.

iPad Mini Ekranı

iPhone Retina Ekranı

Sanal klavye küçük; en azından bana göre. Küçülen ekran boyutuyla birlikte ister istemez klavye tuşlarının da boyutları küçülmüş vaziyette. Bu da yazarken büyük el/parmaklılar için işleri bir parça zorlaştırıyor. iPad’de çok daha rahat/hızlı/10 (tamam hadi 7 olsun) parmakla yazabilirken iPad Mini’de telefonla yazarmış (tamam hadi biraz daha hızlı olsun) gibi oluyor.

iPad Mini Klavye

iPad Mini vs iPhone Klavye Karşılaştırması

Ve tabiki pil ömrü. Boyutlarına rağmen oldukça başarılı bir iş çıkarıyor. Farklı zamanlarda aldığım ekran görüntüleri şöyle:

sarj1 sarj2 sarj3

Genel olarak eve geldikten sonra her türlü işimi (yazı oku, yazı yaz, internette dolaş, facebook/twitter vs çok mühim sosyal mecralara göz at, film/dizi seyret) tablette yapıyorum ve bunları her akşam yapıyorum. Zaman zaman oyun oynamışlığım da oluyor elbette.

Toparlamak gerekirse

  • Eğer amacınız bir şeyler okurum, internette gezerim, çok ciddi bir yazma işim olmaz yönünde ise 7″‘lik tabletler en mantıklı cihazlar. Formları küçük, hafif, tek elle kullanımları daha kolay, taşıma konusunda çok daha pratikler.
  • Eğer yazmak, kullanım amaçlarınızın başında geliyor ise büyük ekranlı tabletlere yönelmekte her zaman için fayda var. Benzer şekilde çektiğim fotoğrafları/videoları da ben tablette düzenlerim diyorsanız büyük ekranlı bir tablet işinize daha çok yarayacaktır.
  • Çok seyahat ediyorsanız, her iki boyuttaki tabletleri deneyip öyle karara varmek en iyisi. Yolda okurum, yazarım, sunum hazırlarım, toplantıda notlar alırım diyorsanız küçük ekranlı tabletler hafifliği ve taşınabilirliği konusunda tercih edilebilir. Ama uzun süreli yazı yazılması halinde harici bir klavye kullanmazsanız sıkıntı yaşatabilir.
  • Bahsettiğim gibi bir şey okumak için, internette gezinmek için çok başarılı olduğu gibi film/dizi seyretmek için de (DiziMag seviyoruz seni!) çok başarılı. Ses seviyesi gayet yeterli. Gerek intenetten gerekse de kendi dahili hafızasından oynattığım –ki HD filmler de mevcut; ne gereği varsa?– filmlerde herhangi bir takılma yaşamadım. Bahsettiğim gibi tek dezavantaj smart coverın yatar pozisyonda seyretmeye imkan vermemesi, o kadar.
  • Kamerası oldukça başarılı. Ön kamerası yine kötü de olsa, arka kamera gayet tatmin edici sonuçlar verebiliyor. Tabi bu yine de tabletle etrafta fotoğraf çekerken komik göründüğü gerçeğini değiştirmiyor.
  • Performansı gayet başarılı/yeterli. Abileriyle boy ölçüşebilecek durumda.
  • Pil ömrü gerçekten çok çok iyi. Daha küçük olmasına rağmen pil ömrü olarak yine abileriyle  aynı sürelere kadar kullanılabiliyor.

iPad Mini, Apple’ın 7″ boyutlarındaki mini tablet pazarına girişi için atılmış ilk adımdı. Aslında 1. jenerasyona Mini’yi almak çok da mantıklı değil(di). Düşük çözünürlüklü ekranı ve 2 yıl öncesine ait teknolojisiyle çok da cezbedici durmuyordu. Lakin test sonuçları abileriyle gayet yarışabileceğini gösteriyordu. Benzer şekilde küçük/hafif formlarının yanı sıra inanılmaz bir pil süresi performansı var. Farklı zamanlarda yaptığım testlerde neredeyse 1 haftaya yakın bir süre kullanım olanağı sundu.

Eğer ki küçük bir tablet almayı planlıyorsanız duyurulmasına kesin gözüyle bakılan retina ekranlı iPad Mini’leri bekleyin. Ve hatta yeni -5.- jenerasyon iPad’leri de görmeden karar vermeyin. Söylentilere göre yeni iPad’in formları da iPad Mini gibi olacak. Daha hafif ve daha ince olacağı yönünde genel bir beklenti var.

Memnun muyum?

Elbette ki.

Tavsiye eder miyim?

Muhakkak.

Murat Eray KORKMAZ

Yer içer, gezer tozar, okur yazar. Biriktirir. #kitapmeraki #saatmeraki #kalemmeraki.

12 Replies to “Minik bir inceleme: iPad Mini

  1. ipad mini mi samsung note 8″ mi… ? ben de uzun incelemer sonrasında samsung almaya karar verdim. s-pen en büyük etkenlerden birisi…

    1. Emre merhabalar,

      “Şu mu? Yoksa bu mu?” sorusunun herkes için tek bir doğru cevabı yok diye düşünüyorum. Herkesin beklentileri, ihtiyaçları çok farklı oluyor. Bana göre yeterli olan bir cihaz, bir başkası için tamamen kullanışsız/gereksiz olabiliyor.

      Benim için iPad Mini daha doğru bir tercih oluyor. Apple’ın servislerini ve iCloud’u kullanıyorum. Kullandığım cep telefonu ve bilgisayarla birlikte çok daha uyumlu bir cihaz. Uzunca bir süredir iPhone ve iPad kullandığımdan dolayı tercih ettiğim/satın aldığım yazılımlar da iPad Mini ile çalıştığından bu da tercih için bir başka neden. Ve tabi alıştığım arabirim de bir diğer avantajı.

      Senin tercih nedeni olarak gösterdiğin kalem, örnek olarak, benim tercih kriterlerim arasında yer almıyor. Bir arkadaşımın hediyesi olan AluPen’i mesela hiç kullanmamışımdır tablette.

      Şu aşamada S-Pen’den ziyade ekran çözünürlüğü açısından Samsung Note 8 daha tercih edilesi duruyor bana göre. Biraz inceleme ve kullanma fırsatı buldum. Ekranı gerçekten çok çok iyi. Her şey bir yana o ekran için bile tercih edilebilir. iPad Mini’ye -olur da- Retina ekran gelirse o zaman bu konuyu yeniden tartışırız elbette. Onun dışında yazılımsal destek/özellikler kişisel kullanım ve tercihlere göre değişkenlik gösterecektir. Kağıt üzerindeki teknik özelliklere bakmak yerine ihtiyaçları belirtleyip tercih yapmak daha doğru olur.

      Samsung son dönemlerde güzel cihazlar yapıyor. Galaxy serisinin cep telefonlarını çok beğenmesem de tabletleri gayet güzel. İyi günlerde kullanmanız dileğiyle.

  2. aslında bir ek yapmayı atladım neden note8″ seçtiğim konusunda. bir neden de ister istemez iPhone5. buradaki düşünce telefon ve tablet için biri anroid olacaksa diğeri ios olsundu. şu anda galaxy s2 kullansam da çok yakın zamanda kurumumdan tahsisli iphone5 gelecek. dolayısıyla s2 kardeşe gidecek ve telefonun ios olacağı ortamda tabletin de note8 olmasını biraz da tetiklemede etken oldu…

  3. Merhabalar. Bizde arkadaşımla Note 8 ile Mini arasında kaldık. Note 8 de s-pen olmasının avantajını artık aştık(zorda olsa). Çünkü Apple’ın karşı konulması güç farklı bir dünyası var. Note 8’de beni cezbeden bir e-kitap okuma modu var. Bu mod sayesinde ekitap okurken ekran ayarlarını istediğimiz gibi ayarlayabiliyormuşuz.Bu sayede daha az göz yoruyormuş. Uzun lafın kısası Mini’nin ekitap performansını merak ediyorum. Bu konuda bilgi verebilirseniz çok mutlu olurum.

    Esenlikle…

    1. Merhabalar,

      Galaxy serisini uzun uzadıya kullanma/test etme fırsatım olmadı. Bahsettiğiniz okuma modu konusunda da net bir bilgim yok. Şöyle nedir ne değildir diye internetteki incelemelere bir göz atabildim. Yine de doğrudan bir kıyaslama yapabilecek bir tecrübem yok.

      iPad Mini’de yer alan iBooks içerisinde okuma deneyiminizi ayarlamak üzere çok temel ayarlar mevcut. Şöyle bir ekran görüntüsü aldım:

      http://i.imgur.com/bpedG1g.png

      Burada görüldüğü gibi okuma ekranında parlaklığı, fontları ve büyüklüklerini ayarlamak dışında beyaz, siyah ve sepya arka planı seçenekleri ile sınırlı da olsa çevredeki aydınlatmaya göre rahat bir okuma gerçekleştirebiliyorsunuz. Özellikle aydınlık ortamlar/açık havada -bence- hiç bir cihaz bir e-book readerın kalitesini/konforunu verebilecek durumda değil; ne kadar ek özellik/mod olursa olsun. Diğer taraftan açıkçası ben uzun süreli okumalarda öyle çok da aman aman bir problem yaşamadım iPad Mini ile; özellikle normal iPad’e kıyasla çok daha konforlu olduğunu bile söyleyebilirim.

      Yine belirteyim, kullanmadığım için Note 8 ile maalesef kıyaslayamıyorum.

      Diğer taraftana bana göre “Okuma Modu” dışında illa bir eksiklik aranacaksa o da Note 8’e göre nispeten daha düşük olan ekran çözünürlüğüne bağlı olarak yazılardaki keskin görüntüde aranabilir. Ki bunun kıyaslaması için iki cihazı elde test etmek, en doğru kararı verebilmek için daha önemli. Zira çok arada çok da büyük bir uçurum yok.

      Tavsiyem tercih yaparken salt olarak bir modu/özelliği değerlendirmek yerine genel olarak bir kıyaslama yapmak daha iyi olur. Eğer ki amacınız ağırlıklı olarak okuma/not alma üzerine ise mutlaka ki kalem ve okuma modu benzeri özellikler tercih için ağır basacak nedenlerdir.

      Son olarak, eğer aceleniz yoksa ve bir şekilde iPad Mini’ye gönlünü kayıyorsa ve kendinizi ikna etmek için neden arıyorsanız, biraz daha sabredip Eylül ortalarında tanıtılmasına kesin gözüyle bakınılan iPad Mini’nin 2. jenerasyonunu da bir görün derim. Büyük ihtimal ihtimal Retina Ekran gelecek. O zaman -bana göre- Note 8’in ne kalemini ne de okuma modunu görecek/arayacak gözleriniz 🙂

      1. Teşekkür ederim bu değerlendirme benim için yeterli oldu 🙂 Eylülü bekleyemeyecek kadarda hastasıyız :)) İyi günler

        1. Ne güzel söylediniz; benim dilim varmamıştı söylemeye.

          Günümüz dünyasında teknolojik bir ürün için beklemek çok da mantıklı değil. Her çıkan modelin kısa bir süre sonra yenisi çıkıyor/çıkacak. Bunu bekle, dur bir sonrakini bekle, bak az sonra çıkacak onu bekle diye diye zaman geçiyor. O yüzden hiç beklememek, alıp tadını çıkarmaya bakmak gerek 🙂

          Şimdiden iyi günlerde kullanmanız dileğiyle.

  4. bu ara bende iPad mini yi aldım. yukarıda bahsettiğim telefon durumunu da S4 e kaydırdım. yani S4 telefon ve mini ile takımı kuracağım 🙂

  5. Zevkle okudum yani yazınız icin tesekkür ederim cumarteis günü bende alıyorum.İpad mini Sadece Kamerasi ile ipad2 yi ezer.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir