2008 Film Günleri

Tembellik cok kotu birsey yahu. Suraya baksana, en son ne zaman iki satir birsey yazmisim? Ustelik son yazmamdan bu zamana kadar yazilacak, gosterilecek bir suru sey, seyrettirilecek bir dunya film, yedirilecek bir dunya yemek varken yazmamak da cok ayip olmus. Yoo okuyanlara degil, kendime. Yarin obur gun birsey lazim olunca burada bulamiyorum, o yuzden bastan yazmak zorunda kaliyorum ki cok aci verici bir olay oluyor.

Aslinda mazeretim de vardi hani. Ne zamandir sorunluydu blog. Taa milattan once cikan surumunu kurmustum sonra da hic ellememistim, guncelleme vs hak getire yani. Sonra gunlerden bir gun, yorum yazma ozelligi bozulunca dur sunu guncelliyeyim bi dedigimde tabi bir suru is cikti basima. Surumler uyusmadi, uyusanlarda mesaj yazma paneli calismadi, suydu buydu derken her bulasmamda bende usenip o haliyle birakiyordum. Sonra ne olduysa, gunlerden bir gun hallettim. En azindan artik hem yeni bi kac ozellik ekleyebilecegim hem de iki satir birsey yazmak isteyenler yazabilecek. Gerci simdi yazarken animsadim aslinda. Tabi ya. Ne de olsa yazan cizen yok ya. Bozuk olunca, kesin birileri yaziyordur da sayfa calismiyor ya o yuzden gelmiyor bana mesajlar diye avutuyordum kendimi. Simdi yapinca aci gerceklerle yuzlesmek zorunda kaliyor insan. Gerci sagolsun bilimum spam hizmeti yalniz birakmiyor. Surekli gereksiz mesajlari temizlemek icin yorumlar sayfasina baktigimda acaba normal bir insan var midir heyecanini yasatiyorlar bana, sagolsun 🙂 . Bu arada kendime de not duseyim -muhtemelen tekrar bunu okumayacam ama- spamlarla ugrasmamak icin bir eklenti kur, lutfen!

Aslinda basli basina bir konu olan ve gectigimiz gunlerde gocup giden, dijital olarak benim icin cok cok onemli seyleri bunyesinde barindiran, zamaninda cok guvenerek aldigim ve adamlar yapmis abi, yedeklemeye ne gerek var yahuu nidalari attigim 500 GB Seagate markali harddiskim aramizdan ayrildi. Sonradan arastirinca bir uretim hatasindan kaynaklanan bir sorun oldugunu ve halen bir umut oldugunu ogrendim. O yuzden o konuya simdilik deginmiyor, sorun cozulunce detayli olarak yazacagimi umut ediyorum. Su aralar Seagate mevcut harddiskler icin bir guncelleme cikardi ama onceden gidenlerle ilgili bir hareket henuz yok.

Ne diyorduk? Konu basligi sinema ama onunla ilgili henuz tek bir kelam etmedim haa. Bu benim de dikkatimi cekti, ama hani olur ya, belki bi okuyan cikar da boyle ustu kapali heyecanli konularla zarf atiyorum ki giden bir daha gelsin.

Yalniz ne kadar icimde kalmissa, dikkatimi cekti her 3 cumleden ikisinde olasi okura hitap etmisim. Sosyallesmem lazim.

Ne diyorduk?

Film.

Coken harddiskimde yine -ne kadar ilginctir ki- tembellikten dolayi DVDlere yazmadigim yaklasik 250 GBlik film ve dizim vardi. Giden diziler bir yana, ayni sekilde elimdeki mevcut 500den fazla DVDnin iceriklerinin kayitlarinin tutuldugu WhereIsIt? programinin veritabani ile 1300 civarindaki filmlerin, film/oyuncu/yonetmen bilgileri, seyir bilgileri ve kisisel notlarin bulundugu Movie Collector programinin veritabani ve excel’de kendi tuttugum ve ozene bezene kategorilendirdigim Film/Dizi/Belgesel/Animasyon listem de harddiskle beraber aramizdan ayrildi. Beni en cok yikan seylerden biri de bu uclu veritabanlariydi. Neyse ki WhereIsIt programinin yakin gecmisli bir veritabani dosyasini notebooktan buldum, eksiklerini yeniden CDlerden tamamladim, movie collector programinin ise kendi kafasina gore kaydettigi backup dosyasi sayesinde tum veritabanini kurtardim. Kurtarma isinden sonra, daha onceden cikardigim istatistikleri yeniden topladim.

Buna gore 2008 yilindaki seyir istatistiklerim soyle:

2008 yilinda -tekrar ve tekrar seyrettigim filmler haric- toplam 201 film seyretmisim. Bu sayi maalesef niyetim olan “evde 365 gun 365 film” projemin yanina yaklasamamis bile. Bu yuzden cok kotu bir yil olmus.

Daha kotu bir istatistik ise 2008’de seyrettigim bunca film arasindan sadece 19 tanesini sinemada gidip seyretmisim ki bu da bizi “sinemada 52 hafta 52 film” projemizden uzaklastiran bir diger istatistik olarak kayitlara geciyor.

Tabi rakamlarin bu kadar kotu cikmasinda 2 aylik Isvicre gezisinin ve -maalesef- yeni yeni kesfettigim, zamaninda bu guzelim film tadindaki dizileri nasil kacirmisim diyerekten filmleri bir kenara birakip seyrettigim dizilerin de etkisi oldukca fazla. Nitekim seyrettigim bolum sayisi 300leri gectiginden, onlari liste icine sokmak pek mumkun olmuyor 🙂

Bir de dakika hesabi var, ama onu size birakiyorum, zira simdi en azindan 2000-3000 dakikam 22″ ekranin karsisinda birseyler seyretmekle gecti desem, ne tembel adamsin, ne asosyal bir insansin sen muamelesi gorecegim. O yuzden ben birsey demedim. Ama derim belki, kim bilir.

Uzunca bir aradan sonra, soyle bir baktim da cidden oturup bu kadar yazi yazmisim. Aslinda ileriye yoneligi biraktimi geriye dogru yazacak bir suru sey, hepsine ucundan ucundan baslamis birakmisim. Ara ara toplu guncelleme yapacam artik. Sen oradaki! Bunu okuyan, geri don o yuzden.

Lutfen?! 🙂

Bir sonraki konumuz 2 aylik Isvicre/Fransa gezisinin istatistikleri uzerine olacak. Zira o istatistikleri genel hatlariyla, donustu Cihad’la yazmistik kagida da bilgisayara gecmek nasip olmadi.

Cok yakinda…

  • 53 gun
  • 6000 km ucak yolculugu
  • 3000 km otobus yolculugu
  • Isvicre ve Fransa’da toplam 2500 km’lik bisiklet surusu
  • Yaklasik 1.440.000 turluk pedal cevirme hareketi
  • 13 tane zirve tirmanisi (3 tanesi 4000 metreden yuksek zirvelere)
  • 4 km kano
  • 3 gun dinlenme
  • 424 lt su tuketimi
  • 18 kg makarna tuketimi

    ..
    .

Dedim ya, cok yakinda 😛

Okuyucuya not: Arka planda Uzakdogunun bagrindan kopup gelen Bu neng shuo de. mi mi (Secret) filminin soundtrack’i calisiyor. Ozellikle klasik muzigi, piyanayo sevenler icin kacirilmamasi gereken bir film. Hele ki bir piyano duello sahnesi vardir ki al bunu vur “The Legend of 1900” filminde yer alan, dalgali bir havada gemi icinde yer alan piyano sahnesine. Oyle de keyiflidir, seyrine doyum olmaz. Ne diyorduk. Okuyucu, bul seyret!

Kendime not: Bi ara bende yeniden bir seyretsem iyi olacak.

Okuyucuya not: Ozgursun!

Kendime not: Artik bos islerle ugrasmayi birakman lazim, fuzuli seyler yazayacagina iki satir birseyler arastirip ise yarar birseyler de yaz.

Okuyucuya not: Mesaj yazma ozelligi aktif, belki -spamlardan dolayi- onaylamaya duser, ama yazabilirsin artik.

Kendime not: Durumun -gercekten- dusundugunden de kotu.

Deftere not: En kisa zamanda soyle mis gibi bol tereyagli bir iskender yenilecek! Yaninda da enfes bir kunefe! Iskenderi bosver. Kunefe ye!

Zeki’ye not: Oglum, bu kunefe isini sen sardin basima!

Murat Eray KORKMAZ

Yer içer, gezer tozar, okur yazar. Biriktirir. #kitapmeraki #saatmeraki #kalemmeraki.

2 Replies to “2008 Film Günleri

  1. Geçmiş olsun diyorum öncelikle harddisk için. 2009 da senden 365 film projeni gerçekleştirmeni de beklemiyor değilim,bakalım bu sene başarabilecek misin,merakla bekliyoruz efendim..saygılar 🙂

  2. O kadar uzun ve o kadar şaheser bir yorum yazmıştım ki ah ah. Ama sistem mail adresimi beğenmediği için bütün yazım gözlerimin önünde uçtu gitti. Bu durumda yazımda yer alan sopalara bir yenisini daha eklemem gerekiyor haliyle.

    Şimdi bu güzel ve nazik giriş bölümünden sonra yazımı tekrar etmeye çalışayım 😛

    İstatistikler bence harika olmuş. Sadece 365 günde 365 film kısmından emin misin? Bu hedefi koyarken kaç saat uykusuzdun :hmmm: 😛 Ya ne uyuz. 365i tamamlayamamış da sanki 3 film izlemiş gibi konuşuyor gıcık insan 😛

    Bir sonraki istatistiksel analizlerinin İsviçre konseptli olması çok güzel bir haber. Ama içeriğiyle biraz oynamak lazım sanki :hmmm: Yani yenilenler üzerinden değil de biz paylaşılan fotoğraflar üzerinden bir istatistik alsak :rolleyes: :taş: Mesela geldiğinden beri kaç fotoğraf paylaştın meraktan çatlayanlarla :geek:

    Acaba bu istatistiği ben mi yapmalıyım bir meraklı olarak. Nasıl olsa çok zor bir rakamlar tablosu çıkmayacak önümüze. Zaten tahmini olarak düşünürsek çektiğin fotoðrafların yanında paylaştığın fotoðrafların lafı edilmez. Oranlarsak sanıyorum daha hala 4te 1ini paylaşmış değilsin -ki bu da “Meşe Sopalarını Kullanalım, Atalarımızın Mirasını Kollayalım isimli derneğimizle daha çok iletişmde olacağını gösteren bir sonuçtur kanımca.

    Evet uzun cümleler kurarak tehdidimi çaktırmıyorum ama derneğimiz, ismi itibariyle yeterince kendini belli eden bir ihtişama sahip sanıyorum ki.. Ah ah güzel şey bu sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmak .. Sizce de öyle değil mi sayın Murat bey 😛

    Bu arada filmler konusunda kendine bu süper istatistiklere rağmen üşengeç diyorsan paylaşılan fotoğraflar ve potansiyel meşe sopaları konusunda kendine ne gibi bir kelime kullanacaksın cidden merak ediyoruz -_- Biz dernek olarak “uyuz” kelimesinin çok uygun olacağını düşündük ama sadece bir tavsiye tabi 😛 Sen ne kullanırsan kabülümüz. Sonuçta her şekilde sopalıksın. Kelimelere takılmayalım 😆

    Ay süper edebiyat yaptım he 😛

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir